Adet döneminde ibadetlerin nasıl gerçekleştirileceği, pek çok insan tarafından ilgiyle araştırılan bir dini konudur. Özellikle bu süreçte zikir ve dua gibi ibadetlerin icra edilip edilemeyeceği ile ilgili endişeler ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, “Adetliyken zikir yapılır mı?” şeklindeki sorular, internet üzerinde sıkça aratılan konulardan birini oluşturmaktadır. İşte adet döneminde zikir çekmenin dinî hükmü hakkında merak edilen bilgiler.
DİYANETİN GÖRÜŞÜNE GÖRE ADETLİYKEN ZİKİR YAPILABİLİR Mİ?
Kadınlar adet veya lohusalık dönemlerinde dua edebilir ve zikir anlamındaki ayetleri okuyabilirler. Bunun yanı sıra, kelime-i şehâdet, kelime-i tevhid, istiğfar ile salavât-ı şerîfe getirebilirler. Ayrıca tefsir, hadis ve fıkıh kitaplarını okuyarak inceleme yapmaları da mümkündür.
ADETLİ VEYA LOHUSA BİR KADIN KUR'AN OKUYABİLİR Mİ?
Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre, hâli hazırda adetli veya lohusa olan bir kadının Kur’ân okuması mümkün değildir. Zira Hz. Peygamber, “Adetli kadın ve cünüp olan kimse Kur’ân’dan hiçbir şey okuyamaz.” şeklinde açıklama yapmıştır. Hz. Ali de “Resûlullah’ı Kur’ân okumaktan cünüplük hâli dışında hiçbir şey alıkoymazdı.” demiştir. Başka bir rivayette ise, Hz. Ali'nin “Resûlullah cünüp olmadıkça bize Kur’ân okurdu.” şeklinde ifade ettiği aktarılmıştır.
Bu genel görüşün yanı sıra, söz konusu üç mezhep içinde belirli ayrıntılı içtihatlar da mevcuttur. Hanefî ve Şâfiîler, dua ve zikir niyetiyle dua anlamı taşıyan ayetlerin cünüp veya adet ya da lohusalık hâlinde okunabileceğine işaret ederken; Şâfiîler, Mushaf’a bakarak dili hareket ettirmeden veya telaffuz etmeden kalben ya da zihnen onunla meşgul olmanın mümkün olduğunu belirtmektedir. Hanbelîler ise, Kur’ân okuma niyeti taşımaksızın besmele, hamdele gibi zikirlerin okunmasına izin vermektedirler.
Mâlikî mezhebi içinde ise iki farklı görüş bulunmaktadır. Bazı Mâlikîler, adet hâlindeki bir kadının öğrenim amacıyla Mushaf’a dokunması ve Kur’ân-ı Kerîm’i okuması gerektiğini savunmaktadır.
Günümüzde, Kur’ân eğitim ve öğretiminin aksamadan sürdürülmesi amacıyla Mâlikî mezhebinin bu görüşü hayata geçirilebilir. Ayrıca Kur’ân eğitimi için pek çok farklı yöntem mevcuttur; adet veya lohusalık dönemlerinde bulunan kadınlar, okunanları dinleyerek veya kayıttan dinleyerek kulak eğitimi alabilirler. Ayetleri kelime kelime ayırarak tashih-i hurufa özen göstermeleri de başka bir yöntem olarak uygulanabilir. Bu yaklaşım, ihtilaftan kaçınma bakımından daha dikkatli bir alternatif olabilir.